Karanlık.
Hafif bir rüzgar.Soğuk getirmiş uzak diyarlardan.Pencerem gökyüzüne açılan kapım.Ve gökyüzü odamda.Ay mesela , omzuma dokunuyor.Işığından kamaşıyor gözlerim.Gözlerini kapat diyor.Kör olmak pahasına görmek,işte bu kadar güçlü bir bağ gerektiriyor.
Sessizlik.
Piyano ritimleriyle bölünüyor gece.Ludovico,yüreğimden geçenleri çalıyor.Onunla hızlı parmak hareketlerim var,harflere dokunan.Öyle güzel ki,sanki sesler harflerimden çıkıyor.
Işıklar.
Gemilerin aydınlığı var denizlerde.Yıldızlar gibi,nokta nokta…Denizde bir gökyüzü aslında ,fark etmek gerek.
süt ısıtıcısı.
Kahve yapmak marifet ister.Suyu ketıla koyarsın,o kaynar.Sen bardağını alırsın.Kahveni koyarsın,-süt tozu değil- sütü de ilave edersin.Kahve ile sütü karıştırırsın,çok çok çok çok karıştırırsın.Su kaynar üstünede su,biraz daha kafa sallar kaşık bardağın içinde.Ve kahve olmuştur.Üstünde kahve tanecikleri kalmıştır.Kalmalıdır.Tatlı tatlı yüzerler,belki can simitleri vardır.
Lakin kahvenin güzeli tamamen süt ile yapılanıdır.Makbulü budur.Ama sütü cezvede kaynatmak ömürden ömür aldığı için tercihlerde arkalara doğru itilir.Zaman varsa neden olmasın.Lakin zaman dediğimiz kavram 5 dk konuştuğunu sanarken 1 saat konuştuğunun gerçek olmasıdır.Zaman görecelidir.Şimdi izafiyet teorisine giriş yapmayacağım.Çok zekiyim ama sırası değil.
He, ne diyorduk ? Sütü kaynatmak zor iş.Ketila mı koysak ? O zaman ‘saçmalama’ denen gözler üzerimize çevrilebilir.Bir keresinde kahve makinasında ısıtmaya kalkmıştım.Oysa bir süt ısıtıcısı olsa.Vardı gerçi böyle bir şey.Neyse,kahve soğumasın.
Aslında yazmayacaktım.Aslında harflerimin rengini sildim.Aslında karanlıkta kalmalarını istedim.
Olmadı tabi.
Her sınav dönemimde aynı şeyleri yaşıyorum.Aynı gerginlik.Aynı hastalıklar.Aynı krizler.
Kriz mi ? Finansal kriz mi ?!!!
Hayır hayır,sakinim.
Huzurlu bir gece aslında.Deniz durgun.Gemiler çok.Gece sessizliğini seviyorum.Korkutucu bir tınısı var aslında.Olsun,korkulan şeyler sevilir.
Manzaramı bir inşaatla bölmeye çalışıyorlar.O vinçleri severdim ben,binalar örebileceklerini düşünmeden,bana set çekeceklerini düşünmeden sevmiştim,yazık oldu.Umarım site olmaz.Yoksa kızgınlığım büyük olacak.Ve vinçlere küsmek istemezken hem de.
Yaklaşık 4 gündür yerinden kıpırdamayan bir gemi var.Neler oluyor bilmiyorum ama , o güzelim geminin bu sularda ne işi var.Sanırım demir atmak için yanlış yerdeler.Ya da doğru bir şey var ortada ben yine bilmiyorum.
Aslında sınırları aştım.Yarını tasarlamayı geçip eğer tasarladığım gibi olmazsa kana kan dişe diş bir mücadele ile tasarladığım gibi yapmaya çalışıyorum.Oluyor ve can yakıyorum.Sanırım artık planları en ince ayrıntısına kadar tasarlamamalı,yani yine bir tasarlama mevcut.Lakin detaylar olmayacak,bazen yağmuru hesap edemiyor insan.O bazenler sıklaştıkça bir yanlış olduğunu düşünüyor.
Ben demiyorum ki hobarey kiberey yaşayalım gidelim,yok bunu demiyorum.Bu kadar detayı bırak diyorum kendime.Hayır madem detay derdindeyim alıp o ders notlarını milim milim inceleyip çalışayım da sınav çıkışında klasik ’ çok detay sormuş ya,çok detay , kim bakıcak oraya’ modumdan kurtulayım.
Yine sınav cümleleri.Yine !
Tamam , sakinim.
Bu arada ince eleyip sık dokuma durumum azalarak azalacağı için halaa detay derdinde oluyorum.Ve bakıyorum ki , hatta görüyorum ki taklitler var.Olmaz,saçma.Bir insan özel olmalı,herkes gibi değil.Veya biri gibi değil.Nedir bu aynılık çabası ?
Anlayamıyorum bazı insanları.
Gözlerim var ya , yok gibiler.Ağrılar başımdan aşağı kaynar sular gibi dökülüyor.Önce başımda başlayan ağrı alnıma sonra gözlerime ve burnuma geliyor.Burnuma gelince korkuyorum.Burun önemli çünkü,burun düz.
Düşünmek güzel şey.Hayal etmek de.Tebessümler var,kocaman kocaman.Gereksiz zamanlarda bile yersiz yersiz yüzde duran.
Sorular var cevap bekleyen.Cevaplar var,soruların zamanını bekleyen.Beklenen zamanda cevaplar değişir mi ?
Zaman diyorum ne garip şey.Kendisini açıklamaya bile zamanı olmayan kavram.
Böyle ben de bir korku var,evlerden ırak.Sanki zaman dolmuşta,ek süre tanımışlar gibi.
Sorsalar bana dolan zaman diye tabir ettiğin zaman ne diye, açıklayamam.
Ama bir çok sorunun cevabını biliyorum.Zekiyim demiş miydim ?
Zekam iktisadi konularda,kapitalist yaklaşım bunlar ya diye sınavlardan kaçmaya yetmiyor ama.
Bak yine sınav !
İki düşünce arası bir gerginlik yaşıyorum.Nefes almayı unutmamalı.Uyumak diye de bir şey vardı.
O zaman kapıyı kapatmak lazım.He kapatmadan şunu söyleyemeden geçemeyeceğim ;
strength of materials.
bir yığın kağıt.
Korkuyorum.
Kırmızı havalar var yine.Üstüne bir de koca şehri aydınlatan yıldırımlar.Gök gürültüsü bölüyor uykumu.
Yağmurlar da mı sevilmeyecek artık.Bu ne hal !
Ağlamaktan moraran gözler görmekten korkuyorum aynalarda.4 duvar dışına çıkmamaya çalışıyorum.
Avunmaya çalıştıklarım alerji yaptı.Kolum kanadım da kırık zaten,gidemiyorum.
Yine uçamıyorum…
Korkuyorum.
Saatler hızlı gidiyor.Zaman bensiz nasıl da akıyor.Dünyanın durmasını beklemedim ama saygı gösterebilir ve yavaşlatabilirdi dönüşünü.
Dünyanın bana da saygısı kalmamış.
Nasıl bir toprağın altına girdiysem artık,suyu da hemen çekiyor.Bu yağmurlar beni hasta edecek.Nemli topraklarda kaldım yine.
Ve sen niye gittin ya ? Hakikaten neden ?
Gitmedim deme bu yokluğun başka bir açıklaması yok.
Açıklama yapacak bir sen bile yok.
Hatta bundan sonrası da yok değil mi ? Ki giden bu zamanın telafisi de yok.
Oturmuştuk ne güzel,neden kalktın gittin birden ?
Dönüp gelince bulucam sanıyorsan,o konuda pek emin olma.Önce oturduğumuz yeri eşele , belki oraya gömülmüşümdür.Kendimi nereye koyduğumu hiç bilmiyorum ki.
Kayboldum.Toprağın altında bile kaybolmayı başardım.72T’ye bindiysem demek ki.
Beni gülümseten şeylerin hatıralar olması ne acı.Koskoca geleceği yerle yeksan edince elimizde pek bir şey kalmadı tabi.
Neden ya ? Hakikaten neden ?
Susamıyorum ben,yazıyorum işte.
Biraz daha sessiz kalırsak hepten kopacak biliyorsun değil mi ?
Kopan lifler gibi.
Ağrısı berbat onu bir söyleyeyim de kopartmak istersen sen bilirsin yine.
Üzmeseydin keşke.
Bu kadar acıyı hak edicek ne yaptım bilmiyorum.
Ve seni köklü değişimlere uğratan ne onu da merak ediyorum.
Susmak acı veriyordu hani ?
Acılar değiştirilebiliyordu hani ?
Suçlamıyorum.İnsanlar değişir.
İnandığım gerçekler yıkılınca oyuncağı elinden alınan çocuğa dönüyorum haliyle.
Senin sessizlik diye tanımlayabildiğin süreç benim için biraz sancılı geçiyor.
Sessizliğinde çığlık olmak değil derdim.Bağırışlarıma bile saygı kalmamış artık duyulmazdan geliniyor.
Gözlerim yanıyor.
Gelir misin bilmiyorum.Gelip bulabilir misin onu da bilmiyorum.
Bildiğim bir şey var ama.
Gelirsen eğer,toparlamaya çalışacağın bir yığın kağıt olacak.Çok dağıldılar.Çok dağıldım.
Gelmezsen, mutlu kal.
…
Mars’a yolculuk var.
27.05.2012 00:00
Uzay Roketi biletim.
yedinci gün.
İstasyon da beni bırakıp gitmişti.
Ama o en azından umut etmeyi,beklemeyi öğretmemişti.
Kediydi en nihayetinde,biraz süt biraz patiydi.
Yine de öğrettiği şeyler vardı.
…
Güldüler.
Bir kedi ne öğretebilirdi ki , dediler.
Sevmeyi , dedim.
Gittiler.
…
Bırakıp gittiklerine göre beni,vardır bir bildikleri.
Ben beni bırakıp nereye gideyim şimdi ?
Ben bugün burada güneşi yaktım.
Denizden bir bardak su çaldım.
Sonra gittim oraya yağmuru ıslattım.
Gökkuşağını siyaha boyadım.
Toprağı ellerimle kazdım,büyükçe bir çukur açtım.
İçine hemen kibritleri,bardağı ve boya kalemlerimi koydum.
Delilleri yok ettim.
Koşarak kaçtım.
Sonra bir anda durdum.
Bir fazlalık var gibiydi…
Düşündüm…Düşündüm…
…
…
…
Hay aksi, yine kendimi çukura koymayı unuttum !
Kaldırmış kafasını karanlığa,uçaklara bakıyor.
Yahu anlayamıyorum,dedi.Bu kadar uçak,bu kadar insan nereye gidiyor ?
E çok basit,dedim.Sevdikleri yerlere,sevdiklerine…
Gülümsedi.Peki senin içinde bulunduğun uçak nereye gidiyor ?
Havaalanına dedim.
Sustuk,derin sessizliklerde karanlığa karıştık.
Bir gün oturuyoruz böyle,hava da güzel.
Ben ne olduğunu hiç anlamadım.Bana birden sert bir baktı ve
“Sana bir ‘susarım’ ! ” dedi.
Olduğum yere yığıldım.
Oysa bir keresinde ‘şiddete’ karşı olduğunu söylemişti.
Hayat,garip.
yaveya sevaha ne de olsa değil mi ?
Yak beni de onların yanında o zaman.Dumandan boğulmaktansa yanmayı tercih ederim.Sessizliğinde boğulmaktansa yanmayı tercih ederim !
Anlatmak sessizlikle olmaz.Cümleler lazım,sözcükler,harfler,sesler !
Kaçmakla anlatılmaz gerçekler.
Kaç adım daha atacağım sana ve kaçında daha arkanı döneceksin bana ?
Kaçında daha susacaksın ?
Kaç kez daha gideceksin ? !
Sen , sonuçlarını tahmin etmediğin işlere girişmezsin.Demek ki göze almışsın beni yok etmeyi.Öyle mi ?
Ben cümlelerime değer veririm.Yok edeceğim cümleleri de kurmam !
Sen bitirmeye çalıştığının farkında değil misin ?
Nedensiz.
Sessiz.
Hayat güzeldir.Her haliyle.Üzen senle de güzeldir.Güldüren senle de.
Senle ! Anlıyor musun ?
Hayatta değilsen.Hayat da yoktur.
Basit bunlar,denklem gerekmiyor.
Ama insan anlamak istediğini anlayıp yakmak istediği yakıyor.
Beni de yak.Bitir.Yok et.Bak yazdıklarım delil olarak kullanılır.Suçlu sayılmazsın.
Olur mu ?
en sessiz zaman dilimi.
Hiç olduğumu anlatmaya çalışman,değersiz olduğumu yeterince hissettirmenin ardından çok lüzumsuz oldu biliyor musun ?
Bilmiyorsan da öğrenirsin.
Öğrenmesen de anlarsın.
Anlamazsan da , zaten hiç‘ti dersin.
Teşekkürler.
Zor günler geçer,yanında olmasını istediğin insanlar kaçar.Zaman geçer,insanlar kaçar.Zaman biter,insanlar ?
Kırıklar kaynar.Yanlış ? Doğru ? Ama kaynar.İncinen bilek ağrır,ağrılar geçer.Arada sızlar,zaman zaman kendini hatırlatan sızılardır,ama geçer.
Boşluklar,kara delik olmaz ya insanın içinde,elbet dolar.Zaman geçer,boşluklar dolar.Boşlukların dolması zamanlar alır,anlar alır,güzellikler alır.Ama dolar.Dolmazsa da zaman biter.Zaman bitince boşlukla yok olursun.Belki zaman bitmeden boşlukta yok olursun.Olur mu ? Olur.
Gözyaşları diner,kahkahalar yerini alır.Gülünen zamanlar hatırlanır.Güzel sözler hatırlanır.Kötüler sis bulutu gibi üstüne çökünce insanın,gözyaşları elbet olacaktır.Hırka kolları vardır,peçeteler lükstür,ama kurur.Diner.
Kahkahalar da diner.Herkes gittiğinde tek başına düşüne düşüne deli olduğunda,kahkahalar da diner.Gitmesin kimse dersin,karanlık güzel,yaptıkları gölge güzel.Giderlerse aydınlıkta,açıkta kalırsın.Diğer insanlar parçalar.
Yok olmak en kolayı.Gitmek en kolayı.Yanından giderse biri tutarsın kolundan.Ya zaten yoksa giden insan ?
Hayat güzeldir.Her haliyle.Üzen senle de güzeldir.Güldüren senle de.
Zindan etmek diğerlerine mahsusken görevi devralmak anlamsız.
Sen onlar değilsin.Sen sensin.Bunun için buradasın.Yine göremedin nerede olduğunu.Belki de hiç göremeyeceksin.
Canımı acıtan çok şey var.
Canımı acıtma nedenini anlamaya çalışıyorum.Nasıl bir sebep bir insanın canını acıtmayı haklı gösterir bilemiyorum.
Sesim kısıldı artık benim.Çığlıklarım yok.Uzun sessizliklerden bir adette ben alıyorum.
Ne zaman geçer bu bilmiyorum.
Bildiğim tek şey,zamanın geçtiği,toprağın çektiği.
Saygılar.